The Son of Man – Rene Magritte

Ressam : Rene Magritte (1898-1967)

Resmin Adı : The Son of Man (1964)

Nerede : Özel Koleksiyon

Boyutu : 116 cm x 89 cm

Belçikalı sürrealist ressam Magritte, en az Dali kadar yaratıcı olmasına rağmen, karakterini geride tutan, sanatındaki çılgınlığı yaşamına yansıtmayan mütevazi biriydi. Magritte’nin babası terzi, annesi şapkacıydı. Magritte 12 yaşındayken annesi nehre atlayıp intihar etti, bir çocuk için ne büyük tramva. Ancak Magritte hayatı farklı algılayan biriydi, büyüdüğünde bu trajediden “12 yaşında böyle bir dramanın merkezinde olmak gurur vericiydi” diye bahsetti.

Brüksel’deki Kraliyet Akademisi’nde resim eğitimi gördü. Bir süre reklam işleri ve duvar kağıtlarına desen tasarladı. Gördüğü bir resimden etkilenip 1926’dan itibaren gerçeküstü resimler yapmaya başladı. Brüksel onun sanatından pek bir şey anlamayınca, çareyi bir süre Paris’e taşınmakta buldu. Paris’te edindiği çevre ona sergilerin kapılarını açtı, 1936’da resimleri New York’ta bile sergileniyordu. 68 yaşındayken pankreas kanseri sebebiyle vefat etti.

Magritte, resimlerinde gerçekçilik olgusuna kafayı ciddi şekilde takmıştı. Örneğin bir piponun neredeyse bir fotoğraf kadar net resmini yapıp, altına “bu bir pipo değildir” yazıyordu. Eğer içine tütün koyup içemiyorsanız pipo değildi evet, bu onun esprisiydi. The Son of Man, resim bir otoportredir. Havada asılı duran yeşil elma yüzünü kapatır. Bu resmi için Magritte, “herkes bir şeyler saklar, ve insanlar ne sakladığını bilmek ister, ama hiçbir zaman bilemez” dedi. Resimde sol göz elmanın üzerinden görünür, cekette ilk iki düğme ilikli, diğeri boştadır. Ve sol kola dikkat edin, dirsek çıkmış, sol kol tersten çizilmiştir. Elbette gizem dolu, ama sebebini sorgulamamıza gerek yok. Magritte kendisi söyledi, “resimlerim gizem içerir, bu ne anlatıyor diye sorabilirsiniz, hiçbir şey, zaten gizem de bir şey anlatmaz”. Magritte’in bu gizemli resimleri birçok rock albümünün kapak resmi oldu ve filmlerde konu ediliyor.

Günde 1 Resim, 43. gün
Sevgiler, Oylum Yüksel