Balon Satıcısı – Fikret Mualla Saygı

Ressam : Fikret Mualla Saygı (1903-1967)

Resmin Adı : Balon Satıcısı (1961)

Nerede : Eczacıbaşı Özel Koleksiyonu

Boyutu : 55 cm x 65 cm

Türk ressam Fikret Mualla, dışavurumcu ve fovizm akımından eserleriyle ünlüdür. İstanbul’da varlıklı bir ailenin çoçuğu olarak doğdu ama bunun avantajını hiç yaşayamadı, hayatı hep ızdırap dolu geçti. Mualla zannedildiği gibi soyadı değil, adıydı, ailesi kız bebek bekliyordu. Bir erkek doğdu ama olar inatla Mualla ismini verdiler. Futbol’u çok seviyordu (Fenerbahçe’li Hikmet Topuzer dayısıydı), futboldan uzaklaşması için Galatasaray Lisesi’ne yatılı okula verildi. Futbolcu olma hayali gerçekleşmediği gibi, bir de üstüne futbol oynarken ayağını sakatladı, ömrü boyunca topal kaldı. Her küçük çocuk gibi okuldan eve taşıdığı bir hastalık, talihsiz bir şekilde annesinin ölümüne sebep oldu.

Futbol oynayamamak, yatılı okumak, topal kalmak ve annesinin ölümüne sebep olduğunu düşünmek; çocuk yaşında en ağır tramvalara maruz kaldı. Bir de üstüne babası bir akrabaları ile evlenip, Fikret Mualla’yı İşviçre’ye mühendislik okumaya gönderdi. Bütün bu acılar onu hayatta yalnız bıraktı. Babasından göremediği desteği başkalarından gördü ve istediği güzel sanatlar eğitimini Almanya’da aldı.

Resim yeteneği ortadaydı ancak o kadar mutsuz ve yalnızdı ki daha 25 yaşındayken hastaneye alkol tedavisi için yattı. Türkiye’ye döndüğünde onun sanatını kimse anlamadı, beğenmedi. Zor şartlarda resim öğretmenliği yaptı. Resim yaparak geçinemeyince Lüküs Hayat gibi oparetlerde kostüm tasarladı, özel dersler verdi. İçki kaynaklı yaşadığı bir sinir krizinde kendini Bakırköy’de buldu. Babası 1938’de vefat etti. Bu sayede bir miras sahibi oldu, neyi varsa satıp Paris’e yerleşti ve ölünceye kadar 26 yıl Paris’te yaşadı.

Henri Matisse’den, dolayısıyla fovizm’den etkilenmişti. Renki kağıtlar üzerine guaj boya ile yaptığı resimler onun bir çeşit imzası, nerede görsek tanıyacağımız eserlerinden oldu. Paris’te ilk sergisini 1954’te açtı, dolandırıldı, para kazanamadı ama sanat çevrelerinin dikkatini çekti. Başarılı olduğu dönemde bile mutsuz ve hastaydı.

Onun resimlerini çok seven bir kadın, Madam Anges, büyük bir dostluk göstererek hastalandığında Fikret Mualla’nın bakımını üstlendi. 1967’de vefat ettiğinde kimsesizler mezarlığına defnedilmişti. Ancak 7 yıl sonra naaşı Karacaahmet’e getirildi. Tabiki bu devletin Fikret Mualla’ya olan ilgisinden değil. Fikret Mualla’nın İstanbul’da ders verdiği öğrencilerden biri, Fahri Korutürk ile evlenmişti, onun özel ilgisi sayesinde bu hatırşinaslık yapıldı. Vefatından sonra açık arttırma ile satılan resimlerini Ankara Resim ve Heykel müzesi tarafından satınalındı, diğer resimleri özel koleksiyonlarda bulunmakta.

Günde 1 Resim, 47. gün
Sevgiler, Oylum Yüksel