Claude Oscar Monet (1840-1926)

Mone, Mone, Mone… Yaptıklarının hatırına, ismini doğru telafuz ederek başlayayım lafa.  İzlenimcilerin babası Monet, Paris’te doğdu, liman şehri La Havre’de büyüdü. Annesinin şarkıcı olması ona ilham verdi, sanatçı olmak istiyordu, babası gibi bakkal değil. Annesi ölüp de o Paris’e teyzesinin yanına taşınana kadar, sadece karikatür ve çizimlerini satmaktan bir sürü para biriktirmişti. Parisli ressamlar Louvre’da David’in resimlerini kopyalarken, o David’in öğrencisinden dersler almıştı, açıkhavada özgün resim yapmak istiyordu. 1861’de 7 yıllık sözleşme ile askere alındı. 1 yıl geçmeden biraz hastalanmasının etkisi, biraz da teyzesinin yardımıyla terhis oldu. Bir daha da ordu işlerinin, resimle arasına girmesine izin vermeyecekti. (1. Dünya Savaşı sırasında dibinde bomba patlarken bile resim yaptı.)

Pissarro, Renoir, Sisley ve Bazille onun kırlarda birlikte resim yaptığı arkadaşlarıydı. 1865’te gelecekteki karısı Camille ile tanıştı. Camille ona modellik yapmıştı ve o resim Salon tarafından beğenilip sergilendi, büyük başarıydı amma velakin resmin Monet’nin bildiğimiz tarzı ile alakası yoktu. Zaten bu Salon’un kabul ettiği ilk ve son resmi oldu. O sırada Camille hamile kaldı, Monet’nin babası bu duruma kızdı ve Monet’in ona bile zor yeten harçlığı kesti. Salon’dan da red üstüne red geldi ve 1869’da en sonunda Monet ihtihar etti. Allahtan Seine nehrine atlamıştı ve ölmedi.

Prusya savaşı sırasında Londra’daydı, Turner’ı inceledi, vizyon edindi. Fransa’ya döner dönmez de yeni resimler yaptı; bunlardan biri de “İzlenim : Gün Doğumu”ydu. 1873’te, Degas’la birlikte arkadaşlarına önderlik edip, ilk bağımsız serginin açılmasını sağladı. Sergideki resmi “İzlenim : Gün Doğumu” çok yeni bir yaklaşımdı. Klasik yaklaşım, var olanı her an herkesin gördüğü şekilde çizmeye motive ederken; Monet’nin yaklaşımı, gözün o an gördüğüyle, günün sadece o anının yansıttığı ışıkla resim yapmak üzerineydi. Resmi görenlerin genel kanısı resmin tamalanmamış ve beceriksizlik olduğu yönündeydi. “İzlenim” lafı tam da isabet olmuştu, gerçeği boyayamayanlar izlenimlerini boyardı ancak,  insanlar “izlenimciler” lafını hakaret niteliğinde kullanmaya başladılar. Monet ve arkadaşları başarısız oldu, resim satamadılar ama ne yapmak istediklerini bulmuşlardı. Monet aralıksız resim yapmayı sürdürdü, izlenimci arkadaşları arasında inanılmaz bir saygınlığı vardı. Yakışıklı ve giyimine özen gösteren biriydi. Konuşmasını ve ikna etmesini iyi beceriyordu, izlenimciliği başkalarına en iyi o anlatabildiği, soruları en net o cevaplayabildiği için izlenimciler arasında hep en önde oldu.

1876’da zengin çift Ernest ve Alice’den sipariş gelene kadar işler çok kötüydü. İki aile dost oldu. Ama çok geçmeden Ernest battı ve ailesini terk edip kaçtı. Monet işleri toparlayacağım derken daha da borçlanmıştı. Camille ve Monet, Alice’in evine taşındılar, fakirlikten güçleri birleştirmek zorunda kaldılar. Camille 1879’da vefat edince, Alice evdeki tek kadın oldu,  Monet rahat resim yapabilsin diye eve çeki düzen verdi, çocukları büyüttü. (Alice ve Monet ancak Ernest’in ölümüyle, 1892’de evlendiler. ) 1883’te Giverny’deki meşhur eve taşıdılar. Monet önce 25 kadar ot yığını resmi yaptı, her biri günün ayrı saatlerinde… Bu Montmartre’ın aynı açıdan 15 resmini yapan Pissarro için bile fazlaydı, kendini tekrar ediyorsun diye kızdı Monet’ye. Pissarro ölmeseydi ve Monet’nin nilüferlerin 250 kadar resmini yaptığını görse, muhtemelen Monet’nin delirdiğini düşünürdü.  Monet, savaş sonrasında hayatın düzelmesi ile birlikte ilişkilerini kullanarak bazı girişimlerde bulundu. Nülüferlerini 4-5 metrelik dev tablolara boyadı ve müzelerde bunlar için oval odalar yaptırmayı başardı, fakat geç kalmıştı. Fransızlar izlenimciliğe hazır mı diye düşünürken, modern sanat kavramı çoktan gelişmişti ve izlenimcilik demode bile kalmıştı.

Claude Oscar Monet (1840-1926)
Claude Oscar Monet (1840-1926)

 

1926’da Monet 86 yaşındayken vefat etti.  Yaşamı boyunca, izlenimci arkadaşları dışında, sanatının takdir edildiğine malesef şahit olamadı. Neyseki bugün “İzlenimcilik” akımı ve onun nilüferleri yeterince takdir topluyor.

 

Günde 1 Resim’de yer verdiğim tüm Monet resimlerini görmek için tıkayın.

2 comments

  1. Süleyman Karataş dedi ki:

    Günde 1 Resim’den sizi tanımıştım. Canım sıkıldığında bazen hala girer dolaşırım ara sıra.

    Burada yorum yapsam emin olun hem ben çok yorulurum, hem siz çok yorulursunuz. Ama memnuniyetim konusunda birşeyler yazacağım.

    Anlatımınız benim için mükemmel. Verdiğiniz köprülerle (linkler) birlikte izlendiğinde çok tamamlayıcı oluyor. Oğlum New Jersey’de, şunun için söylüyorum, onu ziyarete gittiğimizde MoMA’yı da ziyaret etmiş, “Monet’in Reflections of Clouds on the Water-Lily Pond” sergilendiği alanda dinlenmiştim. Burada okumuş olduklarımı o ziyaretten önce okumuş olmayı yeğlerdim. Ziyanı yok ama, şimdi de tamamlayıcı oldu yazmış olduklarınız.

    “Baya İyi” içinde sizden bildirim gelmişti. Bunun için de çok teşekkürler.

    Resim konusundaki bütün çabanız ve verdiğiniz emek için kocaman bir teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum.

    Saygı ve Sevgilerimle.

    Süleyman Karataş

    1. Süleyman Bey, çok teşekkürler, bu yorumunuzla çok mutlu ettiniz beni. Umuyorum benden dinlediğiniz, ilginizi çeken her resmi bir gün kendi gözlerinizle de görüp inceleyebilirsiniz, bizim gibi resim seveler için daha büyük, daha güzel bir temenni bulamadım :)) Gunde1resim.com ‘dan daha fazla içerik aktaracağım. Sık sık haberleşmek dileğiyle :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*

Follow

Get every new post delivered to your Inbox

Join other followers