32 Campbell’s Soup Cans – Andy Warhol

Ressam : Andy Warhol “Andrew Warhola” (1923-1987)

Resmin Adi : 32 Campbell’s Soup Cans (1962)

Nerede : Moma, New York, ABD

Boyutu : 32 adet 50,8 cm x 40,6 cm

Çekoslavakyalılaştıramadıklarımızdan Andrew Warhol’un, bir gün Amerikan Pop kültürünün prensi, Andy Warhol olacağı kimin aklına gelirdi. (Bu en uzun Türkçe kelimeyi benim de bir gün cümle içinde kullanacağım aklıma gelmezdi.) Şan-şöhret meraklısı, kişisel koleksiyonu ünlülerin imzalı fotoğrafından ibaret olan bu popüler kültür bağımlısı ilginç adamın en büyük eseri, arkasında bıraktığı ünlü resimler değil, inancı ve inadıyla kendisinden bir Pop İkonu yaratmış olmasıdır. Çekoslavakya’dan Amerika’ya göç etmiş olan ailesi onu sanat konusunda hep teşvik ederek büyüttü. Hastalıklarla geçen çocukluğu ve okul yılları zorluklarla doluydu ama 1949’da resim tasarımı branşından mezun oldu ve hemen kendini New York’a , iş hayatının ortasına attı. Sanatta gündelik, alelade objelerin de kullanılabileceğine inanıyordu, bunları yaparken hızlanması, kopyalayarak seri üretim hissini verebilmek istiyordu, eğitimi sayesinde bu teknikleri geliştirdi de. Parayı seviyordu; doların resmini yaptı… Marlyn’in ölümüne üzüldü, onu boyadı… Kendini sevdi, otoportrelerini yaptı. Campbell çorbalarının 32 çeşiti için hazırladığı resimler, tekniğinin en önemli örneklerindendir. New York’un önde gelenleri arasında meşhur olunca, “The Factory” adını verdiği atölyeyi tutup, burada daha fazla ilham alabilmeyi, sanatına uygun ortam hazırlamayı hayal etti; ancak çok geçmeden mekanı keşlerle dolu bir ortama döndü. 1968’de aşırı uçlardaki feminist yazar Valerie Solanas tarafından The Factory’de göğsünden vuruldu; Valerie okuyup değerlendirmesi için ona senaryosu vermişti, Warhol’un senaryoyu kaybetmesi ve ilgilenmemesi pahalıya patladı. Warhol, olaydan 30 dk sonra ölmüştü ama doktor pes etmedi ve göğsünü kesip, eline aldığı kalbine avuçlarıyla tekrar masaj yaparak mucize şekilde Warhol’u diriltti. İyileşmesi zaman aldı ancak hayattan 20 yıl daha kazanmıştı. 1987’de safra kesesi ameliyatı olduğunda, bu çok basit ve iyi geçen ameliyattan 1 gün sonra anlaşılamayan bir sebepten hayatını kaybetti, şansını 1968’de kullanmıştı. Warhol sadece Pop Art’ın öncüsü bir ressam değil, aynı zamanda popüler kültürün temsilcisi olan bir tasarımcı, yazar, yönetmen, fotoğrafçı, film ve müzik yapımcısıydı. Bugün, üzerinde teneke çorba kutusu deseni olan bir koltuk almayı düşünebiliyorsak, ya da Campbell çorba tenekelerinin tasarımını değiştirmeseydi de eve istifleyebilseydik diyorsak, sanat algımız ulaşılmaz ve ihtişamlıdan, günlük hayatın objelerine kadar genişlediyse, algımız açıldıysa bunu Andy Warhol’a borçluyuz. Warhol’un başlangıçta küstah bulunan Pop Art eserleri, bugün 100 milyon dolara alıcı bulup, Van Gogh, Picasso, Renoir gibi ustaların arasında listelenmektedir.

Günde 1 Resim, 23. gün
Sevgiler, Oylum Yüksel